Özde akraba

BİRBİRİNİ SEVENLER BÖLÜŞÜRLER BİR BARDAK ÇAYI

BİRBİRİNİ SEVMEYENLER PAYLAŞAMAZLAR SARAYI…

KÜÇÜKKEN BİR YATAĞA SIĞAN KARDEŞLER, ŞİMDİ KAVGALILAR DÜNYAYA SIĞMIYORLAR…

Acaba akrabalarımla en son kaç sene önce selamlaştık?

Ya kardeşlerim, kuzenlerim nerelerdeler? Hepsi de ayrı ayrı yerlerdeler.

Benim kardeşlerim, en yakınlarımdan olan kuzenlerim, dünyasını terk eden akrabalar için bile bir araya gelmiyorlar. Sadece çocuklarını sünnet ettirirken ve yahut oğlanı, kızı evlendirirken düğün davetiyesi gönderiyorlar. Niye? En azından bir çeyrek altın takarlar diye. Davete icabet edemiyorsanız bile o altını bir şekilde iletirsiniz, sonra bir daha başka bir düğüne kadar haberlerini alamazsınız.

Ana baba evindeyken böyle değildik, büyüklerimiz ahiret yurduna göçünce koptuk el olduk. Bahanesi, hayat gailesi. Zamane telaşeşi.

Telefonları elinden düşmez, sosyal medyada durumlarını paylaşırlar. İsterler ki oradan takipçileri olun, çok merek ediyorsanız durumlarını sosyal ortamdan öğrenin. El gibi girin sayfasına, paylaşımını beğenip yel gibi çıkın.

Bir mesajla bile hatır sormaya üşenirler. Kardeşlerle, çocuklarla kopukluk, bana göre adeta bir yokluk.

Önce şunu söylemek isterim ki biz akrabalığı yanlış anlıyoruz.

Akraba demek her şeyden önce bir inancı, bir güzelliği, bir yüceliği paylaşan insanlar demek.

Siz, sadece kan akrabalığı ile bir yakınlık olacağını sanıyorsanız aldanıyorsunuz demektir.

Kan bağıyla sözde akraba olunuyor. önemli olan özde akraba olmak bana göre…

Akrabalar, kardeşler varlıkları ne kadar çoksa, birlik ve dirlikleri de o kadar güçlü olur. Birliği dirliği olan bir topluluğa da kimse zarar vermeye cesaret edemez. Sürüyle uçan kuşlar mı daha kolay av olur, tek başına kanat çırpmaya çalışan serçe mi? Kedi gözüyle bunu görmek gerekmez. Akıl birlikten kuvvet doğduğunu örneklerle saptamıştır (Bu söylediklerim Müslüman kardeşliği için de geçerlidir).

Ne yazık ki günümüzde akrabalık bağları pamuk ipliğine bağlı, koptu kopacak? Ana baba evinde tatlı kıskançlıkların yanı sıra sevgi sarmalı içinde büyüyen öz kardeşler bile, büyüyüp yuvadan uçunca dünyalık bahanelerle aralarına mesafeler koydu. Sonrasında kardeş olduklarını bile unutur oldular. Bunu bizzat yaşayanlardanım. Akrabalarım kimlerdi, şimdi nerede, ne yapıyorlar, kuzenlerimin çocukları oldu mu, kimlerdi? Çoğunu unuttum.

Ya ana baba bir öz kardeşlerim, birlikte bir yatakda büyüdüklerim, aynı sofra etrafında aynı yemeği paylaştıklarım? Saçlarını taradığım küçüklerim, küçülenini giydiğim büyüklerim… Sahi onlar nerelerdeler, ne yaparlar, niçin hiç birbirlerini arayıp sormazlar? Çünkü her biri birbiriyle kavgalı, bazısı bayramlarda barışsalar da, sonrasında bir fitneye düşüp yine küsüyorlar. “Kardeşim olmanı ben seçmedim. Bir dönem karındaşlık yaptık diye seni sevmek zorunda değilim” diyebiliyorlar birbirlerine. Ne kadar ayıp ve günah. Bunlar ahir zaman alâmetlerinin büyük olanlarından. Allah muhafaza, hiç hoş değil, ama durum bu.

İyi niyetten anlamayanı, uyarıları dikkate almayanı, sılayı rahimin önemini bilmeyeni, fitnenin içine seni de bulaştırmaya çalışanı kardeşin de olsa görüşmediğine fazla canını sıkmayacaksın.

Canları sağ olsun, deyip ıslah olmalarına yönelik dua edeceksin vesselam…

Ayfer AYTAÇ

error: Content is protected !!