Kıyafetlerdeki lekeler

Parkta şirin bir kız çocuğu, çimlerin üzerinde neşeli sesler çıkartarak yuvarlanıyordu, yüzünde sıcacık hoş bir gülümseme… Yukarıdan aşağıya doğru tam birkaç devir yaptı ki babası seslendi…

“Kızım üstün kirleniyor, annen kızacak!”

Küçük kız önce kalkmak istemedi, sonra babası aynı cümleyle bir kez daha seslenince üzgün bir hâlde kalktı yerden, elleriyle üstünü çırptı, çırptı, çırptı… Üzerindeki tozlarla birlikte ‘çocuk olma özgürlüğü’nü de silkeledi, istemeye istemeye, fark ettim… Gözlerinin içindeki ışıltı uzaktan bile olsa gözümü alıyordu, bir anda söndüğüne şahidim.

Kirlenmedi kızının üstü sevgili anne!

Bir tayt, bir tişört eksildi kirli sepetinden, için çoook rahat olsun (!)

Artık daha çabuk biter mi işlerin?

Senin gömleklerin, eşarpların, eteklerin… gibi ütü istemezdi oysa; kimse kırışık giydi diye bir çocuğu ayıplamazdı; el kadar bir taytla, bir tişörtü asıp kurutmak, bir de katlayıp dolaba koymak mı çok zor? Onlarca çantalarından biri kadar yer kaplamayan iki giysi mi yük oldu omuzlarına?

Senin renk renk bluzlerinin bakımı katbekat daha uzun sürmüyor mu, ayrı yıkıyayım renkleri solmasın, kırışmasın, mandal izi olmasın, sarkmasın, ütü izi olmasın, parlamasın… diye türlü yollar aramıyor musun?

Bir tane olsa iyi, evde kaç çocuk var, diyorsun değil mi? Gardırobunda en az 5 çocuğun kıyafetinden daha çok giysi yok mu, bir sayar mısın?

Evet evet, haklısın, bu zamanda ihtiyaç… Bu eteğin üstüne o renk gitmez, o pantolon bununla giyilmez… Renk uyumu önemli, özel günlerde şık olmak, mevsimine göre giyinmek, modaya uymak, önemli…

E ama çocuk olmak da önemli be annecim! Hani renk uyumu, şıklık, moda bir şekilde tekrar bulunuyor da çocukluk dediğin geçti mi bir daha geri gelmiyor ki…

Çok özendim, o çimlerden ben de yuvarlanayım, dedim. Hani evde çamaşırların patronuyken, kimse kıyafetimin kirlenmesinin hesabını sormayacakken, şöyle çocuklaşayım, dedim, özgürce…

Olmadı, yapamadım… Koca halimi görenler ne der diye utandım, hem de bir yerimi sakatlamaktan çekindim.

Değil bir tayt- bir tişört, bütün giysilerimi de feda etmiştim, çamur, çimen… ne lekesi olursa olsun ,razıydım… hatta daha neler neler vermezdim ki…

Ama olmadı… Ne yaptımsa çocukluğumu geri getiremedim.

Bırakın yuvarlansın çocuklar, kirlensin kıyafetleri…

Kıyafetlerin yenisine ulaşılabilir ama giden çocukluğun dönüşü yok!

error: Content is protected !!