İhtiyaçlar

Hayatımda “gider” dediğim hareketlerin de bakış açıma bağlı olarak değiştiğini görüyorum. “İhtiyaç”, “lazım” sözcükleriyle yan yana getirdiğim “giderler”, aslında çoğunlukla ihtiyaç değiller, lazım değiller ve gitmeyebilirler!

Alışveriş merkezinden yeni elbise almak ihtiyaç değil mesela. İndirimi beklemek, ikinci ele kaymak bir çözüm olabilir ama konu daha az ödemek de değil. Üç elbisen varken, yenisinin ihtiyaç olmadığını idrak etmek. İhtiyaç, olmadan yaşayamayacağın şeyin adı. O olmadan yaşayamıyorsan, evet lazım.

Bu durumda dördüncü elbise, ikinci sandalet, kırmızısı kolundayken diğer koluna geçirip aynada incelediğin mavi çanta lazım mı veya ihtiyaç mı? Değil. Bugün görüyorum ki, asıl önemli olan, fazladan edinmek istediğin neyse, onu almamak için kendine mani olmak değil, ona gerçekten ihtiyacın olmadığını hissetmek.

Meyve, sebze başta olmak üzere, artık çöpe yiyecek atmayacak hale gelmemin sebebi de bu his. Lazımı gerektiği kadar alınca, dolapta ne var ne yok biliyorsun. Çulun çaputun fazlası neyse, yiyecek içeceğin fazlası da o, zaman içinde kavrıyorsun.

“Dışarıda yemek” kavramına bakış açımı değiştirince, önümde kendiliğinden pencereler açıldı. Mesele “dışarıda” olmak, lokanta sandalyesine tünemek ne zorunluluk, ne de ayrıcalık. Banklarda, su kenarlarında, parklarda, ağaç gölgelerinde, hiçbiri yakında değilse yaşadığın ya da çalıştığın binanın bahçesinde, evde nefis sosuyla beraber kendi ellerinle hazırladığın leziz salatayı afiyetle yiyebilirsin. Yanında paylaşacağın, iki çift laf edebileceğin biri de varsa senden iyisi yok.

İnsan üstü kirlenecek diye toprağa, çimene oturmaktan çekinmeyince çok rahat ediyor. Oralara senden önce oturanların düşürdüğü domates çekirdeklerinin kendiliğinden fideye dönüştüğünü görünce kendine soruyorsun. “Toprak, ona ektiği bir tohumu misliyle geri veriyorsa, insan karnını nasıl doyuracağını niye düşünsün ki?”

Basit hayat için tek ihtiyaç bir parça toprak, bir çift lastik çizme galiba. Demek istediğim şuydu aslında. Bazen koşullar çok zorlayabilir, ama en az bir çıkış yolu vardır. Her yol, başka bir yola açılır. İnsan yeter ki ezberini bozup yeni yollar arasın.

Perihan Özcan HT Hayat

error: Content is protected !!