Barış

1. Sınıftayım. Babam Yeşilyurt’da işe başladı, orada. Okul yeni, ev yeni, nasıl yalnızım anlatamam. Ne zaman sokağa çıksam dayak yiyorum. Ağlayarak eve gidince ‘kendinden küçüklerden bile sopa yiyip eve geliyosun’ diye azar işitiyorum, bu sebeple, parkta yediğim dayaktan sonra apartman girişinde merdiven altında ağlayıp eve öyle çıkıyorum.

Okulda ilk yıl mutsuz, sinirli, bezgin bir öğretmenin eline düşmüşüm, her şeye bağırıyor. Bütün bir senemi böyle mutsuzluk içinde geçirmişim. Yaz geldi, karne tatili. Nasıl mutlu, nasıl neşeliyim. Sevdiğim ve sevildiğim en azından sokakta dayak yemeyeceğime emin olduğum bir sosyal ortam.

Sürekli konuşuyorum, koşturuyorum. Mutfakta halamın eteğine yapışmış şımarıyorum, öyle bir an. Halam dedi ki “aa Muharrem ne çok konuşuyosun, şımarık bi coçuk olmuşsun”… YIKIM! Yerle bir oldum! O halam ki benden 11 yaş büyük, o yaşımda benim için idol! İnanılmaz bozuldum. Ant içtim, seneye geldiğimde ağzımı açarsam ne olayım!

Bütün bir yıl bunu kurdum. Özlüyorum ama telefonlarda konuşmuyorum, mektup yazmıyorum, “nolursunuz köye gidelim” diye mızıklamıyorum. Bütün yıl her gece başımı yastığa koyup o beklenen günü hayal ediyorum. Çok kederliyim, yorgan altında ağlamak ne tuhaf bir şeydir, o günlerden biliyorum. Ertesi yıl, yine gittik.

Herkes Muharrem Muharrem….peşimde. Bende çıt yok. Sessiz, vakur ve gururlu bir ilkokul 2 çocuğu! Konuşmuyorum. Neyin var diyorlar, başımı dikip karşıya bakıyorum, cevap yok. Bahçede sessiz sessiz otururken halam geldi, yanıma oturdu, “neyin var be halacım niye hiç konuşmuyosun” dedi.

“Eee dedim geçen sene de çok konuşuyosun demiştin unuttun mu” Bir ağladım ki, sorma. O zamanlar öyleydi, küs olanlar serçe parmaklarını birbirine takar, barış barış küsmek yok diye küslük bozar, barışırdı. Biz de halamla asmanın altında barış barış küsmek yok yaptık. Hayatımın en komik, en derin, en uzun küslüğüdür. Çıkarttığım ders şudur.

Bir: çocuklarla konuşurken eleştirilerine dikkat et, hakikaten kırılabilirler.

İki: gereksiz küslükler senin beynini, kalbini, ruhunu yormaktan başka bir işe yaramaz. Barış. Hep barış.

error: Content is protected !!