Anneler ve evlatlar

Eşi ölmüş Ninemin..

Yokluğuna alışmak kolay olmamış onca yıl aynı yastığa baş koyduğu Beyinin..

Bakmışlar Annelerinin yaşlı bedeni yalnız başına kalan ömrünü tamamlamaya müsaade edecek gibi görünmüyor 4 çocuğu aralarında bakımı paylaşmışlar gönüllü gönülsüz..

En büyük kızı almış ilk 3 ay.. Sonrakine nöbeti devreden de bıkkınlık, alanda tedirginlik hakim en son oğluna bakma sırası gelmiş..

En küçük oğlu Annesine biraz daha düşkünmüş. Severek ve isteyerek bakıyormuş…

Gel zaman, git zaman Ninem evlatları ve eşlerinin tavırlarından anlamazmı ahvali? Anlar tabi ki; o kadar kendi de daralmış ki ölmüş Beyine mektup yazmaya karar vermiş

BEY!..

Son günlerde; bir surat bir surat ki gelin de, çayımı bile yarım dolduruyor BEY!

ALLAH’tan kulaklarım ağır işitiyor da, duymuyorum ne söylediğini…! Ama yinede Hissediyorum..! Beni, bu evde galiba istemiyor artık. Hey gidi günler heeey…!

– Oğlunu bilirsin, vur kafasına al lokmayı. İki ara bir derede ne yapsın…? ANA bu, atsa atılmaz; satsa satılmaz. Bana artık gizli gizli sarılıyor Bey…! Dün akşam, Uyurken öptü beni biliyor musun? Nasıl ağırıma gitti nasıl…! Artık akîde şekeri de getirmiyor. Hani dişlerim yok ya, güya yerken garip sesler çıkarıyormuşum da; çocuklar iğreniyormuş benden. Yok; vallahi yalan bey, hiç yapar mıyım ben öyle şey..?

Gelin; çocuklara masal anlatmamı da yasakladı. Üstelik seninle konuşuyormuşum diye, duvardaki resmini bir yere sakladı. Olsun, koynumdaki resminden haberi bile yok..!
Yine de BEDDUA edemem Bey, oğlumun karısı; torunlarımın anası o…! Geçenlerde üst Komşular geldi. Ne konuştuklarını duymayayım diye, kapıyı üstüme kilitledi. Duymadım, duyamadım; lakin hissettim. DÜŞKÜNLER EVİNE yatıracaklarmış önümüzdeki ay beni.

Ne yalan söyleyeyim epey ağırıma gitti, epey…! Ha, SEN ne diyorsun Bey..? Hani bir görünsen OĞLUNA*…! Ne de olsa Babasısın, seni dinler. Bu odada oturur, vallahi hiç dışarı çıkmam. AkÎde şekeri de istemem. Masal da anlatmam artık çocuklara. Ne olur, *AYIRMASINLAR beni bu evden. Yaşayamam, nefes bile alamam. Sana ait anılardan uzak ne yaparım ben, ne yaparım..? Şu camın Pervazında hayalin durur, çekmecelerde el izin.

Bastonun hala duvarda asılı. İstemiyorlar beni artık, istemiyorlar hasılı…!

HEY GİDİ GÜNLER HEY..! Hani DİYORUM, bir çağırsan..! Yoksa, yoksa sende mi UNUTTUN beni Bey…?

Alıntıdır

Allah herkese hayırlı evlat nasip etsin!…

error: Content is protected !!